15 TEMMUZU UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ

Allah(cc) buyurdu : “Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır.” (Âli İmran 54).

Her dönemde ülkemiz üzerinde bir hançer gibi sallandırılan darbe ve darbecileri milletimiz 15 Temmuz gecesi bir daha çıkmamak üzere toprağın derinliklerine gömmüştür. Bu gecenin sabahı milletimizin ve mazlumların bayramı olmuştur. 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra milletçe şahlanışımız büyük bir heyecanla devam etti. İki yıl geçmesine rağmen bu hain girişimi planlayanları, sözde askerlerini ,figüranlarını o günden itibaren kesinlikle unutmadık, unutmayacağız. Böyle bir hareketin bir daha oluşmaması için milletçe çaba gösterdik. Göstermeye devam edeceğiz.

Türkiyemiz 15 Temmuzda korkunç bir kâbus yaşadı. TC nüfus cüzdanını taşıyan ve kendi görevlendirdiği insanlar tarafından bulundukları devlet kurumlarından gasbettikleri milletin silahı ile, milletin uçağı ile, milletin helikopteri ile, milletin tankı ile topyekün bir milleti yok etmeye çalıştılar. Ama Allah onlara bu fırsatı vermedi. En ince teferruatına kadar hazırladıkları ihanet bombası ellerinde patladı. Bu gün, dış düşman güçlerin emri ile, Vatana, millete ve devlete karşı, haince bir darbe girişiminde bulunanları bir kez daha lanetliyoruz. FETÖ terör örgütünün saldırı, hile ve tuzaklarına karşı destani bir direnişle karşı duran milletimizi ve milletin yanında yer alan kahramanlarımızı tebrik ediyoruz. Bu onurlu mücadelede yer alanları şükranla yad ediyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyoruz.

Devamını Oku

ÖNCEKİ YAZIMIN DEVAMI

Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Önceki yazıma karşılık yapılan edep dışı yorumları üzüntü ile okurken geçmiş seçimleri hatırlıyorum. 1977 seçimlerinde MSP için sloganları “yeşil kominisler”idi. Milletvekili adayı olarak hangi köye gitmişsem köyün hocası başta bizi öyle karşılıyorlardı. Manavgat meydanında konuşma yaparken dinleyenlerden köylü bir hanım bağırıyordu.Sahtekârlar ahlaksızlar diye. Meğer benden önce insanlara Hürriyet gazetesini anımsatacak şekil ve ebatta bir kağıda Erbakan hocamı bikini mayolu olarak ayakta, iki yanında da oturan açık saçık iki hanımla plajda gösteren fotomontaj resimler dağıtılmıştı. Vatandaşımız o gün bunu fotomontaj olduğunu nasıl bilsin.

O seçimde ayrıca 11 milletvekilimizin hergün birini MSP’den istifa ettirerek, haberlerini ajanslarda yayınladılar. O seçim sonuçlarında 45 milletvekilliğinden 25 milletvekilliğine düşürdüler. Seneler sonra Almanyada öğrendim ki bu istifaların da Amerikan eliyle içimizdeki beyinsizlerin para ile organize ettikleri kirli bir oyunmuş. Müslüman ferasetli olmalıdır diyorum. Bana küfürlü, acılı,sitemli yazan kardeşlerime hakkımı helal ediyorum. Gerçekleri bilmiyorlardı diye derdimi içime atıyorum.

Bir hatıramı daha anlatmadan geçemiyeceğim. Yine seçim çalışmalarından birinde bütün yerleri gezdikten sonra önemli yerleri son bir defa daha ziyaret ediyordum. Konuşma yaparken dinleyenlerden yaşlı sakallı bir kardeşimi yavaş yavaş bana doğru sokulduğunu farkettim. Tam yanıma geldi hızla benim sakallarıma yapıştı. Kendi kendine mırıdanıyordu. Adamın sakalı gerçekmiş yahu diyordu. Konuşmam bitti bu amcanın yanına gittim. Hayrola amca ne oldu? Sorma oğul geçen geldiğinde bizim münafıklar 3 yerde ikindi namazını kılmış olduğunu, sakalının da sahte olduğunu söylemişlerdi. Aynı iftirayı Erbakan Hocam için de bütün Türkiyede yaptılar. 3 yerde 5 yerde ikindi vakit namazını kıldı şeklinde. Bunların işi gücü yalan söylemek iftira atmak. Abdulhamid han’dan beri aynı metodla çalışıyorlar. Ey Müslümanlar uyanın artık!

Şuna yanıyorum ki dün Liderimiz olduğunu söylediğimiz Erbakan hocama ve ekibine seçimleri kaybetsi n diye envayi çeşit düzen, yalan, iftira, ihanet ve sahtecilik yapanların devamı niteliğindeki guruplarla sarmaş dolaş seçim ittifakı yapan milli görüşçüyüm diyen kardeşlerimin benim ikazıma karşılık yaptıkları her türlü edebin dışında gösterdikleri davranış biçimi. Dün milli görüşe ve Hocamıza karşı envayi türlü iftira ve entrika içinde olanlar bugün ne yazık ki milli görüşün mirasçısıyız diyenleri de yanlarına alarak dünya emperyalist çeteleri ile işbirliği içerisinde boy gösteriyorlar. Samimi milli görüşçü kardeşlerim lütfen göstermeye çalıştığım bu fotoğrafa iş işten geçmeden bir daha dikkatle bakalım. Allah’a yönelip doğruyu göstermesi için yürekten hepimiz talepte bulunalım. Vesselam

24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VEYA MİLLET İTTİFAKINA HAYIR

Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER
Türkiye tarihi seçimlerden birini daha 24 Haziranda seçim sandıklarına giderek gerçekleştirecek. Emperyalist gayrimüslim dünya ittifakının Türkiye’deki hesapları bitmediği sürece her seçim ülkemiz için hep hayat memat endişeleri içinde yapılmaya devam ediyor.
Kanaatimce kendini bilen bir müslüman seçmen öncelikle hangi siyasi guruba kesinlikle rey vermemesi gerekir bunu tesbit etmelidir. Geçmişinde İslama, din adamlarımıza, hanımlarımızın başörtüsüne amansız bir mücadele içinde olan, geçmişinde Pkk gibi cinayetler işleyen ayrılıkçı terrorist guruplara, Feto gibi Amerikancı, müslümanı istismar eden, ülkemize ihanet eden terrorist çetelerine destek veren, onlara arka çıkan, iktidarları dönemlerinde dindarlara yaşama hakkı tanımayan, dini kitapların basılmasını yasaklayan, camilerimizde Ezanı türkçe olarak okumayı şart koşan, bütün bu olumsuzluklara savaş açan milli görüş umdelerine ihanet eden miras yedi zihniyete sahip olan, Dünyadaki müslümanlarla ilişkilerimizi kopartmaya çalişan velhasıl Helal veTayyim Hayat Nizamımıza tehdit oluşturan millet ittifakına asla destek vermemelidir. Destek verirse kanaatimce manen mesul olur. Diğer gurubun tamamen yunmuş yıkanmış olmadığını hepimiz biliyoruz. Ehveni şer kaidesine ve Müslümanların maslahatına bakmalıyız. Bir de iç ve dış İslam ve Türkiye düşmanlığı yapan, kanlı terörlere destek veren devlet, kurum, kuruluş ve kişilerin hangi guruba açıkça destek verdiklerine bakmalıyız. Ortada hakk ve batıl mücadelesi karşısında olduğumuzu asla unutmamalıyız . Müslüman basiretli olur, ferasetli olur vesselam…

RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN!

Tüm İslam Âleminin Ramazan Bayram’ını Kutlar, Hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan Niyaz ederiz.

Bayram günleri, dertlerin alabildiğine unutulmaya çalışıldığı, sevinç ve neşe günleridir. Yüce duyguların coştuğu, muhabbet, barış, sevgi ve saygı, hislerinin mü’minler arasında alabildiğine yoğunlaştığı müstesna günlerdir. O günlerde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır. Ramazan ayı bir bakıma nefis kirlerinden ruhun arınması, temizlenmesi ayıdır. Bu arınma olayını Bayram sonrasında devam ettirebilmek önemli olmalıdır.

Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü’minler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denmiştir.

Ramazan Bayramının Mü’minler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, Ramazan boyunca tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazanın yaz mevsimine denk geldiği sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan mü’minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.

Devamını Oku

İSRAİL BOYKOTUNUN ARDINDA GEÇMİŞTEN GELEN SES BİZE NE SÖYLEMEK İSTEDİ?

Gazze bana ne Öğretti?.
Ebu Huzeyfe: Teknolojinin iman karşısındaki hezimetini gösterdi! Birliğin dirlik olduğunu…
İmanın gerçek güç olduğunu…

Normal zamanlarda yumruk yumruğa fikrlerimizi çarpıştırdığımız, aramızdaki ihtilafaları iki dağ arasındaki uçurum yaptığımız din kardeşlerimizle, kolkola ve aynı yöne doğru yumruk sallamayı, hatta sarılarak ağlamayı öğretti desem…

Bütün mü’minler kardeşmiş meğer, ihtilafları bir kenara bırakmayı öğretti…

Anlık ta olsa göz karartmayı… Haydi Ammar haydi Ammar durma at! Yerden eğilip taş almayı, slogan atmayı, duayı gözyaşıyla ıslatmayı öğretti mesela…

Bir sünneti daha ihya ettik işte. Rafta tozlanmış kunutları indirdik namaz’a. Bizden öncekilerin başına gelenler, kardeşlerimizin başında şimdi, yarın kim bilir bizde. Meğer Sahabe annemizin başörtüsüne el uzatmış bunların taaa dedeleri, Efendimiz kısas almadan ikindi namazına durmayı men etmiş ashabına, bir de bunu öğretti… Okulmuş şu Gazze.

Neler öğretti bize, yardım etmeyi yeniden, bir tekbir savurmayı, bir dua uçurmayı semaya, bir ezgi söylemeyi tek dilden binlercesi tek yürek, teheccüd diye bir vakit varmış yeni öğrendik, bir tehdit savurmayı sesini işitmediklerini bilsen bile, binlerce kilometre ötedeki şehide işte şu camide cenaze namazı kılmayı, ardından tüm ölen insanlık için “HER kişi niyetine” bir dahi…

Geçen Beyazıtta konuştuk bir Filistinliyle, elimle elini tuttum. ‘Ahi’ dedim, ‘lebbeyk ya ahi’ dedi. Boğazı düğümlenmenin ne demek olduğunu öğretti..

Devamını Oku

Erdoğan: İsrail menşelii ürünler boykot edilmeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İİT üyesi ülkelere yaptığı İsrail çıkışlı ürünlerin piyasaya sokulmaması çağrısında bulundu.

Filistin’e uluslararası koruma gücü konuşlandırılması, Kudüs konusunda ABD’yi takip eden ülkelere siyasi ve ekonomik yaptırım uygulanması, İsrail’in yaptığı katliam dolayısıyla soruşturulması ve cezalandırılmasının önünün açılması gibi başlıklar bulunuyor.

Erdoğan’ın konuşmasından bazı başlıklar şu şekilde:

Filistin davasının hep takipçisi olduk. Kudüs kırmızı çizgimizdir.

Devamını Oku

CEVAT AYHAN KARDEŞİM HAKKA YÜRÜDÜ…

Ajanslar 7 mayıs şu haberi geçti.

“Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Cevat Ayhan, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 80 yaşında hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, 2010 yılında geçirdiği beyin kanaması sonucu yatağa bağlı tedavisi süren Ayhan, akşam saatlerinde Bayındır Hastanesinde vefat etti.

Bugün Ankara Hacıbayram Camisi’nde ikindi namazı sonrası kılınacak cenaze namazının ardından memleketi Sakarya’ya götürülecek Ayhan’ın naaşı, çarşamba günü de öğleyin Adapazarı Orhan Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Akyazı ilçesine bağlı Çıldırlar Mahallesi’nde toprağa verilecek.

1938 yılında Akyazı’da doğan Ayhan, İTÜ Makina Mühendisliği Fakültesini bitirdi. Aynı fakültede master derecesi alan Ayhan, DPT Uzmanlığı, Aliağa Rafinerisi Tevsi Projesi Makina Grubu Şefliği, Petkim Tesisleri Tevsi Projesi Proje Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı, Türkiye Zirai Donatım Kurumu Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Devamını Oku

NEREDEN NEREYE…Osmanlı tarihinden Bir ibret vesikası

 “…Yil, 1783… Avrupa standartlarına göre mütevazi da olsa, yeni bir

denizci devlet olan ABD, denizlerde tek başına bayrak gezdirmeye başladı…

Daha 25 Temmuz 1785’te, Atlantik’te Cadiz aciklarinda, bu yeni bayragi

taşıyan ilk gemi Cezayir açıklarında Osmanlı gemileri tarafindan ele geçirildi. Bu gemi, Boston limanına bağlı, Kaptan Isaak Stevens’in idaresindeki Maria idi.

Arkasindan, Philadelphia limanina bağlı, Kaptan O’Brien’in Dauphin’i de aynı akibete uğradı. 1793 Ekim ve Kasim aylarinda 11 ABD gemisi daha Osmanlıların eline geçti…

Kongre, 27 Mart 1794 yılında, Osmanlı denizcilerine karşı koyacak güçte savaş gemileri inşa edilmesi veya satın alınması için, Baskan George Washington’a 700.000 altına yakın harcama yetkisi verdi.

Devamını Oku

DÜNYADAKİ YETİM ÇOCUK SAYISI 400 MİLYON-TÜRKİYE NÜFUSUNUN 5 KATI

Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.” (Bakara – 215)

“Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır”. (Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250.)

“Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini sever misin? Yetime merhamet et, onun başını okşa ve ona yediğinden yedir. Kalbin yumuşar ve hacetine erişirsin.” (Hz. Ebud Derda)

Doğuştan itibaren yaşam, eğitim, sağlık, barınma ile birlikte fiziksel ve psikolojik sömürüye karşı korunma her çocuğun hakkı. Uluslararası toplum, çocukları istismara karşı korumak ve temel haklarını garanti altına alma noktasında sorumlu olsa da küresel sistem çocukların tarafında yer almıyor. Bu haklara dünyamızdaki her çocuk eşit olarak ulaşamıyor.

Ülkeler silah ve savunma sektörüne milyar dolarlar harcarken hergün dünyanın bir yerlerinde çocuklar açlıktan ölüyor. Savaş ve çatışmalar çocukları korunmasız bırakıyor, onları sokakların insafına terk ediyor.

Devamını Oku

ORTADOĞU YENİDEN DİZAYN EDİLMEK İSTENDİ!

Afrin’de yüzyıllık bir hesabın görüldüğü bir ortamda bölgesel ve küresel aktörler Türkiye’ye çelme takma yarışına girişmiş görünüyorlar. 100 yıl önceyi görmeden bugünün takılmak istenen çelmeleri anlamak ve geleceği açıklamak zor görünüyor. Bunun için 100 yıl öncesini şöyle bir hatırlamakta fayda var. Bu mukayeseyi çok güzel şekilde anlatmış bir makaleden de alıntılar yaparak anlatmaya çalışacağım:

100 yıl önce masa başında hudutların tespitindeki esas devletler İngiltere ve Fransa idi. 100 yıl sonra sınırlar yeniden tayin edilmek istenirken belirleyici olmak isteyen aktörler ABD, AB, Rusya, İsrail ve hatta Çin bağlamında gelişiyor.

100 yıl önce bölgemiz etnik ve mezhepsel yapay kırılgan hatlar ile parçalanarak dizayn edilmek istenmişti, 100 yıl sonra yine aynı konjonktür oluşturularak yeniden bir düzen kurulmak isteniyor.

Devamını Oku