BAYRAMLARIMIZ BİZİ TERK ETMEDEN!..

Müslüman bir toplum oluşumuzun bir diğer önemli dinamiğimiz olan çoluk çocuk ailecek kurban kesme sevinç ve mutluluğumuzu da rahatımız için batı ithal malı olan “Hedonizmimiz” uğruna feda ediyoruz. Kurban kesme vecibesi olan kardeşlerimiz de bu vecibelerini birilerine havale etmekten tarafa meyil gösteriyorlar. Böyle olunca irili ufaklı dernekler, vakıflar, firmalar, hatta market zincirleri alesta, adeta yarışıyorlar. Kimi kurban fiyatının ucuzluğu ile cezbetmeye çalışıyor, kimi hemen birinci günü eve teslim 5 kg et vadediyor. Kimi dünyada en aç insanların bulunduğu yerlerde keseceğini acıklı edebiyatlar yaparak ikna etmeye çalışıyor. kurbanbayrami16x

Acaba bunların hangisi samimi, hangisi emanetine aldığı müslümanın kurbanını gerçekten yerine ulaştırıyor?. Bu dernekler ve vakıflar kurban işine bu kadar kendilerini vermeleri fi sebilillah Allah rızası için müslümana bir hizmet olsun için mi yapıyorlar, yoksa önemli bir menfaati devşirmek için mi çalışıyorlar?. Hangisi samimi, hangisi samimi değil. Doğrusu bunu araştırmadan tam bir güven sağlamadan kurbanını emanet etmek çok safdillilik olacak. Duyuyoruz anlı şanlı bazı dernekler ve vakıflar kurban için topladıkları paraları başka yerlere yatırım yapmak için kullanmışlar, emanete ihanet etmişler. Bu kurban sahipleri bilsinler ki vekalet verdikleri yerlerde kurbanlar hiç kesilmemişse veya şartlarına riayet edilmemişse kurban vecibelerini yerine getirmemiş hükmünde olacaklardır. Devamını Oku

MİLLETİMİZİN VE DEVLETİMİZİN YANINDAYIZ

15 Temmuz gecesi Ülkemiz milletçe bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Milletimize ve onun seçtiği yönetime karşı güç darbeykullanılarak katliamlar yapılmış, yönetime el konulmaya çalışılmıştır. Bu ayaklanmayı tertip ederek vatana ve millete ihanet eden bu zavallıları şiddetle kınıyoruz.

Milli iradeyi yok sayarak devletin askerini, polisini ve vatandaşını karşı karşıya getirmek isteyen malum şer güçler Devletimize, Milletimize, Hükümetimize hain bir darbe girişiminde bulunmuşlardır. Seçimle işbaşına getirdiği idaresine sahip çıkan milletimizi, ülkemizin geleceğine sahip çıkan yöneticilerimizi, kahraman polisimizi ve kahraman askerimizi takdirle karşılıyor, tebrik ediyoruz. Birlik ve beraberliğimize tuzak kuranlar, başkasının maşası olarak kullanılanlar elbette yok olup gideceklerdir. Tarih onları, ülkesini satan aşağılık varlıklar olarak kaydedecektir.

Devamını Oku

GÜNEY KOREDE BİR MURABIT…

Murabıt kelimesinin manasına geçmeden Ribat ne demektirin cevabını aramalıyız. Ribat için sözlükler şöyle diyor:kore11 İslam devletlerinin kara ve deniz sınırlarındaki, önemli noktalarda bulunan sınır karakolu niteliğindeki müstahkem yapılar. Arapça olan ribat; “bağlamak, sağlamlaştırmak, sağlam yürekli olmak, sabretmek, işe azimle devâm etmek, kuvvet vermek” mânâlarına geliyor. Ribatlar, daha doğuşta Müslümanlıktaki cihâd, yâni İslâmiyeti yayma, Müslümanları düşman şerrinden himâye müessesesi oldu. Mevkilerinin ehemmiyetine göre çeşitli büyüklükte yapıldılar. Ribatlar, bir müdâfaa duvarı ile çevrilmiş, odalar, ambarlar, ahırlar, gözetleme ve işâret kuleleri, mescit, hamam ve diğer lüzumlu teşkilatlardan meydana gelen müstahkem binâlardı. İlk ribat, hazret-i Ömer’in halîfeliği zamânında Ukbe bin Nâfî tarafından kuruldu. Zamanla Semerkant’tan Kurtuba’ya, Yemen’den Kırım’a uzandı. Buralardaki Ribatlarda oturan zâtlar, mücâhit gâzilere ilim ve edep öğretip, cihâd rûhunu ayakta tuttular. Ribatlarda günlük hayat; askerî tâlimler, ilim, ibâdet, sohbet, Kur’ân-ı kerîm okumak ve cihâdla geçerdi. Ribatlarda cihat hizmeti için oturanlara da murâbıt (yani gönüllü mücâhit) adı verilmiştir. Devamını Oku

KORE FATİHİ… Zübeyir Koç Hocaefendi…

Zübeyir Koç Hocaefendinin Büyük Başarısı… 24

Rabbim, Rahmet- i Rahman’a kavuşmuş olan hocamzın makamını cennet eylesin. Yolundan gidebilmeyi hepimize nasip buyursun. Amin…

Türk askeri ile birlikte Kore’deki savaşa katılan imam Zubeyr Koç hoca, bir yılda 211 kişinin Müslüman olmasına ve bir cami açılmasına vesile olmuş. Bir elin parmaklarını geçmeyen Müslüman sayısının bugün 135 binleri aşmasında büyük gayretleri olmuş. Güney Kore’de 60 yıl önce bir elin parmaklarını bile geçmeyen Müslüman sayısı bugün 135 binlere ulaşmış bulunuyor. İslam’ın bu kadar hızlı gelişmesinin şüphesiz çeşitli sebepleri vardır. Ancak, onlardan biri hayli ilginç. Kore halkının İslam dinini sevmesinde Türk askerinin, özellikle de onlarla birlikte cepheye giden imam Zübeyir Koç’un katkısı çok büyük olmuş.

Devamını Oku

SİYASET ÜZERİNE

gizligüclerxxDr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Türkiye’nin bugün geldiği bu çok kritik noktada, muhafazakâr düşünce ve siyasetin sosyal tabanını oluşturan kitleler, taşıdıkları siyasi düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmek ve bunu yaparlarken, öncelikle inançlarını, ana kaynakla karşılaştırmak, yaşanan tecrübeleri ve bugünün zaruretlerini dikkate almak zorundadırlar. Yeni siyasi yapılanmaların alabildiğine cirit attığı bugünlerde, böyle bir otokritiğin önemi daha bir öne çıkmaktadır.

Toplumumuz, takriben birbuçuk asır evvel Tanzimat Faciasını yaşadı. Böylece, sahip olduğu muhafazakâr düşünce zemininden uzaklaşmanın ilk adımlarını atmış oldu. O günden itibaren attığı her yeni adım, onu meşru zemininden uzaklaştırarak, günlük çıkarlarının peşinden koşan, batı hayranı, materyalist, inkârcı ve neticede köle ruhlu insanların çoğaldığı bir toplum haline getirmiştir.

Devamını Oku

KARDEŞLİK HAFTASI’NDAN HABERDARMIYIZ?

kardeşlikTakvimlerde 28 Nisan-4 Mayıs arası ‘Kardeşlik Haftası’ olarak ilan edilmektedir.

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmete eresiniz. (Hucurat Suresi.Ayet 10)

Kardeşler arasındaki küslüğü barışa çevirmek için gayret gösterilmesi gerektiğine işarette bulunan Resulullah (sas) Efendimiz, Ebu Eyyub el-Ensari’ye (ra), “Hem Allah’ın hem de Resulü’nün razı olacağı önemli bir iyilikten haber vereyim mi?” diye sormuş, ‘Ver ya Resulallah’ demesi üzerine de, ‘Birbirine kırılıp incinen kardeşlerin arasını bulup barıştırmaya çalışmak, hem Allah’ı hem de Resulü’nü razı eden iyiliklerin başında gelir’ buyurmuştur.

Devamını Oku

İÇTEN GELEN BİR YAKARIŞ VE GİMDES GÖNÜLLÜ GENÇLİĞE BİR TEŞEKKÜR…

Rabbim Sana sonsuz şükrediyorum ki, beni bir Müslüman olarak yarattın ve büyüttün.hkbresim
Rabbim Sana sonsuz şükrediyorum ki, ailesini helal ve temiz gıdalarla beslemeye çırpınan bir baba ve bir anne verdin.
Rabbim Sana sonsuz şükrediyorum ki, bana verdiğin basiret, feraset ve azim yeteneğimle dinime sahip olmamı nasip buyurdun.
Rabbim Sana sonsuz şükrediyorum ki, hayat serüvenim boyunca farkında olmadan çok önemli bir emrin olan bir konuda istihdam olunmama doğru adım adım yönlendirdin.

Rabbim Sana sonsuz şükrediyorum ki, Halalen tayyiben emrini Müslüman kardeşlerime anlatmak için gece gündüz koşuşturma şevkini, enerjisini, azmini ve gayretini bana verdin.

Devamını Oku

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI SANAL FOTOĞRAFININ ARKASINDAKİ İHANET

GEÇ OLSA DA ALLAHIN YARDIMI İLE FAŞ OLDU VE OYUN BOZULDU…türkçeolipiyat

CAN ÇEKİŞİRKEN DAHİ SAĞA SOLA MEYDAN OKUYAN  KENDİNİ BEĞENMİŞLİK İBRET VERİCİ. BU YIL TÜRKİYEDE GERÇEKLEŞTİREMEDİKLERİ  TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ADLI, ORTA OYUNUNU, YABANCI ÜLKELERDE DEVAM ETTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR NİSPET OLSUN DİYE. AMA BOŞUNA… İPLİKLERİ PAZARA ÇIKTI BİRKERE.  KOCAMAN BİR TÖVBE  VE İHANET ETTİKLERİNDEN KOCAMAN BİR ÖZÜR DİLEMEDEN SONRA  BELKİ AFFEDİLİRLER…AMA İHANETİN İZİ KOLAY SİLİNMEZ Kİ…

Devamını Oku

ORTA DOĞUDA PİŞİRİLEN YEMEK!…

EMPERYALİST BATI DESTEKLİ JÖN TÜRKLER, JÖN ARAPLAR VE JÖN KÜRTLER GÖREV BAŞINDA…zehirliyemekx

EMPERYALİST GÜÇLERİN  EN AZ YÜZ YILDAN BERİ ORTADOĞUDA  PİŞİRMEYE ÇALIŞTIĞI BİR YEMEK VAR Kİ,  BU YEMEĞİ YEMEK ZORUNDA BIRAKILAN BÖLGE ÜLKELERİ HALSİZ VE MECALSİZ KALIYOR.

ÖZERKLİK İSTEYEN KÜRTLER. YÜZ YIL ÖNCE OSMANLIYI PARÇALAYARAK ÖZERKLİK İSTEYEN TÜRKLER VE ÖZERKLİK İSTEYEN ARAPLAR NE KADAR APTALDIYSA;  BÜGÜN SİZ DE O KADAR APTALSINIZ.

Devamını Oku

BU SABAH AYASOFYANIN ÖNÜNDE TARİHİ BİR KIYAM VARDI..

Tam 50 yıl önce bu sabah gibi biz de gençlik olarak bir kıyam için Ayasofyanın önünde toplanmıştık. “Zinciler kırılsın! Ayasofya açılsın!”, “Ayasofyayı müze yapan eller kırılsın”binlerce gencin hançerelerinden dökülüyordu aynen bugünkü gibi…ayasofya

50 yıl önce yine bugünkü gibi İstanbuldan ve Türkiye’nin çeşitli vilayetinden ve kasabasından gelmiş ve Ayasofyanın önüde binlerce genç  saf tutmuştuk. Rejimin emniyet ordusu da görevde idi. Gözlerine kestirdiklerinin, elebaşı olduklarını tahmin ettiklerinin sessizce yanına geliyor, kolundan tutup nezarete götürüyordu. Geri kalanların zerre kadar paniklemesi olmuyor, bilakis daha heyecanlı sloganlarına devam ediyorlardı. “Zinciler kırılsın Ayasofya açılsın” , “Ayasofyayı müze yapan eller kırılsın”….

50 yıl önceki kıyamımızı tekrar heyecanla hatırladım. Tutuklananlardan biri de bendim. Bu kıyama katılmak için çiçeği burnunda bir mühendis olarak çalıştığım Karabükten bir otobüs dolusu kardeşimle gelmiştim. Polis amcalar bu kıyamın elebaşılaından biri olarak bellemişler ki beni de nezarete götürdüler.

Devamını Oku