huseyin

MAHZUN CUMAMIZIN GÖLGESİNDE BİR YAKARIŞ!

Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER

‘’«Rabbimiz Allah’tır» deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.’’ Ahkaf 13

Ey Rabbimiz..! İçimizdeki gaflete düşenlerin yaptıkları yüzünden bizleri helak eyleme.

Tövbesi bile tövbeye muhtaç bizleri sensiz bırakma,bizlere sonsuz rahmetinle muamele eyle…

Sen affedicisin affetmeyi seversin Rabbim. Sen affetmezsen bizi kim affetsin…

İçimizdeki sabi kulların hürmetine musibet verme. Müsibetlerini üzerimizden kaldır

Şımardık, affet bizleri. Bizi sensiz , Secdesiz , Ezansız, Camisiz, Cemaatsiz, Bayraksız ve Vatansız bırakma Allah’ım.

Sen bizim mevlâmızsın, en büyük gurbet, sana olan uzaklıktır. Sensizlikten sana sığınırız.

YA RABBİ Bizim Senden başka gidecek kapımız yok ki…

ALLAH’ım. En yakın zamanda camilerimizde cemaatle namaz kılmayi, topluca tevbe etmeyi, topluca dua etmeyi her birerlerimize nasip eyle.

Cumalarımızın kıymetini bilmeyi, samimi ümmet olabilmeyi ve birbirimizi çıkarsız sırf Senin rızan için sevmeyi nasip eyle…

YA RAB! CUMALARIMIZI TEKRAR MÜBAREK EYLE! Amin… Amin… Amin… 

BU DA GEÇER YA HU!

‘’Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.’’(Nahl 127)

Tevekkülün en önemli ifadelerinden olan “Bu da geçer yâ Hû” sözünün geçmişini ve ne mânâya geldiğini bilir misiniz?

Bu topraklarda asırlardan buyana kullanılan duayı andıran bir deyimdir, “iyilik de, kötülük de zamanla geçip gider ama o iş ve işi yapan kişi veya kişiler yaptıklarının niteliğine göre hoş yahut fena şekilde hatırlanırlar” mânasına gelir. Cümlenin sonundaki “yâ hû” sözü “Yâ Allah” demektir ve dolayısıyla “Bu da geçer” ifadesi ile Allah’a hitap edilmekte, herşeyin ondan geldiği kastedilmektedir.

İfadenin üstelik tarihi de çok eskilere, bin küsur sene öncesine, Selçuklular ve Bizans devrine kadar dayanır. Osmanlı devrinde sonuna “Yâ hû”, yani “Yâ Allah” ibaresi eklenmiş ve her ne zaman bir sıkıntı ile karşılaşılsa, yardımın Allah’tan geleceğini ve sıkıntıların bir gün nihayete ereceğini hatırlatmak bâbında tekrar edilegelmiştir…

Hayatın bize ne gibi sürprizleri olduğunu asla bilemeyiz. En çaresiz olduğumuz zamanlarda bile hep ümitli olmalı. En mutlu zamanların ise sonunun olabileceğini düşünmeliyiz. Her zaman bulunduğumuz durumun gelip geçici olduğunu asla unutmayalım.

”Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.”(Ali İmran 139)

BUGÜNKÜ İMTİHANIMIZ CORONA VİRÜSÜ!

KÜRESEL BİR MÜSİBETLE KARŞIKARŞIYAYIZ!

Allah(cc) kendi mülkünde, kendi yarattığı kullarını bugüne kadar asude bir şekilde yaşattığı yurtlarında korku ve endişe içerisinde yaşatıyor. Bu bir küresel müsibetten başka bir şey olabilir mi?

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,

SESİMİ GENİŞ KİTLELERE DUYURAMIYORUM DUYANLAR DA CENGEVERLİK YAPTIĞIMI SANIYOR

Onlar (sana) tuzak kurarlarken Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü Allah tuzak kuranların en iyisidir. (En’fal 30)
” Onlar tuzak kurdu. Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. ” (Ali İmran 54)

ABD’nin bir planı var deniyor, AB’nin bir planı var deniyor, ÇİN’in bir planı var deniyor, Rusya’nın bir planı var deniyor. Herkezin bir planı varsa hepsinin üzerinde Allah(cc)ın da bir planı olamaz mı?.O’nun planı var şimdi önümüzde. Hepimiz tutukluyuz bu yüzden O’nun mülkünde. Başkanlıktan, bakanlara, diyanetten müftülüklere bu planda adeta gardiyanlık görevini sadakatle yürütüyorlar. Talimat üstüne talimat yayınlıyorlar. İkinci bir emre kadar, Camiler kapansın, Cuma namazları kılınmasın, insanlar birbirine sarmaş dolaş olmasın, tokalaşmasın, aralarında en az 1 metre mesafe olsun, uzaktan baksınlar birbirlerine, sokaklarda dolaşmasınlar, her türlü toplantılar yasaklansın, herkez evde otursun. Bu talimatlara uymanın vatandaşlık görevi olduğu aksi davrananların adeta vatan haini olacağı şidetle vurgulanıyor.

Allah(cc) kendi mülkünde, kendi yarattığı kullarını bugüne kadar asude bir şekilde yaşattığı yurtlarında korku ve endişe içerisinde yaşatıyor. Bu bir Allah(cc)’in küresel müsibetinten başka bir şey olabilir mi?

“Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.”(En’am 159)

Tamam! bu görev şuuruna karşı değiliz. Ama ister istemez soruyor insan; ALkollü içkiler korona virüsü kadar tehlikeli değilmi?, Alımda satımda almış başını gider faizcilik korona kadar tehlikeli değilmi?, Aileleri mahveden cinayetlere sebep olan İstanbul sözleşmesi korona kadar tehlikeli değilmi?, Sapkın ilişkileri uygulayan, yayan şahıs ve kuruluşların serbestçe dolaşmaları korona kadar tehlikeli değilmi?, resmi fuhuş yuvaları, zina korona kadar tehlikeli değil mi?, Sigara korona kadar tehlikeli değil mi?, Genetik yapıları değiştirilmiş ürünleri tükettirmek korona kadar tehlikeli değilmi?, MSG’li ürünlerin zararlı oldukları bilindiği halde üretimine izin vermek korona kadar tehlikeli değilmi?, Rabbimizin haram ve necis olduğunu beyanettiği hayvanın katkı maddelerini içeren ilaçları, aşıları tükettirmek korona kadar tehlikeli değilmi?. Bu ve daha birçok sorular cevapsız kalıyorken ve bu illetler sebebi ile yılda onbinlerce insanımız ölürken, korona için kopartılan bu yaygara, çıkartılan ayyuka kusura bakmayın insana ciddiyet duygusu vermiyor. Biliyorum Kıral çıplak diyen insanlar sevilmez. Ama sevilmese de her devirde kral çıplak diyecek doğrucu davutlar çıkmaya devam edecektir.

RUH AYDINLIĞIMIZ HALAL DUNYA MARKETLERİMİZ ÇOĞALMAYA DEVAM EDİYOR…

KONYA’DA 2. HALAL DUNYA MARKET ŞUBEMİZ ALLAH’IN İZNİ İLE SELÇUKLU’DA AÇILDI!

“(Onlar) ne bir ticâretin, ne de bir alış-verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymadığı erlerdir! (Onlar, dehşetten) kalblerin ve gözlerin kendisine döneceği bir günden korkarlar.” (Nûr – 37)

“Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.” (Zilzal 7)

Hayırda yarışan Müslüman TÜRKİYE’nin yüz akları kervanına KONYA Selçuklu şubesi de dahil oldu.

Adres: Yazır mah.gülvatan sok.15/L Selçuklu Konya iletişim 0506 216 69 95

GİMDES’in sosyal projelerinden biri olan Halal Dunya Marketleri projesi için GİMDES Başkanı Dr.H.K.BÜYÜKÖZER şunları belirtti:

“Her geçen gün yenileri açılan bu marketlerin helal ve sağlıklı gıda maddelerini bulmakta zorluk çeken halkımıza büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Bugüne kadar 40 şube teşebbüsü gerçekleşti. İnanıyorum ki halkın talepleri doğrultusunda müteşebbis kardeşlerimiz yeni yatırımlarla Halal Dunya marketlerinin sayını artırmaya devam edecek ve 2020 yılı sonuna kadar market sayısı inşaallah daha da artacaktır. Son zamanlarda tüketicileri bilinçlendirme konferans ve seminerleri çerçevesinde tüketicilerde gelişen helal gıda bilinci artık büyük firmaları da Helal Sertifika almaya yönlendirmeye başladığını sözlerine ekledi. Bugün 500 firma GİMDES’ten Sertifika alarak, 15 bin çeşit ürün Helal ve Tayyib sertifikalı olarak dünya piyasasına sunuluşmuştur.”

Devamını Oku

YAHUDİNİN KOSHERİ ASLA HELAL DEĞİLDİR

“Koşer, Yahudiliğe göre; yenilmesi ve kullanılmasında dinen bir sakınca bulunmayan helal ürünlerdir.” cümlesi külliyen yanlıştır. Helal kelimesi herhangi eşya veya eylemin sıfat adı değildir. Dolayısı ile Yahudi’nin helali, Hiristiyan’ın helali, Budist’in helali gibi yaftalamalar yapamayız. Helal kavramı Rabbani bir kavramdır. Allah(cc)’a aittir.

Bir zamanlar bilhassa Amerika’da, Avrupa’da yaşayan Müslümanlar helal algılaması ile harıl harıl Kosher damgalı ürünleri yediler, halen de yemeye devam edenler var.

Biz bu konuyu sitelerimizde 2007 yılından beri anlatmaya çalışıyoruz. Kosher Helalin eş anlamlısı değildir. İlk yazımızın linkini altta bulacaksınız

‘’O halde O’nun ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah’ın ismi anılanlardan yiyin. Size ne oluyor ki üzerine Allah adı anılan şeylerden yemiyorsunuz? Halbuki kendisine çaresiz kalıp muhtaç olduğunuz şeylerin dışında size haram kıldığı şeyleri, size ayrı ayrı açıklamıştır. Muhakkak ki birçoğu ilmin dışında kendi arzularıyla saptırırlar. Rabbin kendisi, haddi aşanları çok iyi bilir. Üzerine Allah’ın ismi anılmayan şeylerden yemeyin. Çünkü o muhakkak Allah’a itaatsizliktir. Hakikaten şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına fısıdarlar. Eğer onlara itaat ederseniz, elbette siz de eş tanıyanlardan olursunuz .’’ En’am suresi (6), ayetler 118, 119, 121

HELAL NEDİR?
Helal, Allah(cc) tarafından meşru, izin verilmiş manasına gelen bir Arapça kelimedir.
Hangi çeşit gıda maddeleri olursa olsun yiyeceklerimiz ve içeceklerimiz , alışvrişlerimiz, ticaretlerimiz bizatihi Allâh (cc)’ ın helal kıldığı maddelerden ve amellerden olmalıdır.

Kur’an’da 50 yerde geçen Helal kavramı ne insanlara ve ne de toplumlara bırakılmıştır.Bizatihi Allah(cc)’ın onayladığı bir eylem olan Helali bu sebeple, Yahudi’nin Kosheri için asla kullanamayız. gidaraporu.com

KOŞER DAMGALI ÜRÜNLER HELAL Mİ?

HELAL VE TAYYİB BİR HAYAT İÇİN GİMDES HEMEN YANIBAŞINIZDA

Sizler için, tüm Müslüman kardeşlerimizin her kesimi için yapmaya çalıştığımız hizmetlerimiz;

Bu hizmetlerimiz için: ”sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”(ŞUARA 109) ayeti kavlince sizlerden hiç bir ücret istemiyoruz.

Helal ve Tayyib Sertifika verdiğimiz Firmalarımızı ve sertifikalı ürünlerini görmek isterseniz.Tıklayınız GİMDES HELAL VE TAYYİB SERTİFİKALI FİRMALARIMIZ
Devamını Oku

YOL HARİTAMDA EN ÖNEMLİ KİLOMETRE TAŞIMDA ERBAKAN HOCAM!

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

1958’de başlayan hoca talebe ilişkimiz darı-I bekaya irtihaline kadar devam etti. 27 Şubat 2011 tarihinde naaşını kabrina hüzünle göz yaşlarımızla tevdi ettik. Hatıra defterimde hayatıma rehber olan yüzlerce vecize kıymetinde cümleler var. Ben onlardan üç beş tanesini bu yazımda dile getirmek istedim.

-Müslümanca düşünmenin üç temel esası vardır: 1-) Dünya hayatı, çok önemli bir imtihandır. Ahiret ise, dünya hayatının hesabı ve imtihandaki artı ve eksi puanların karşılığıdır. Nefeslerimiz sayılıdır, bunlar Allah yolunda harcanmalıdır. Çünkü ölüm bize, çok yakındır. 2-) İslâm Dini, Allah yapısıdır. Bunun için mükemmeldir ve tastamamdır. Haşa, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır. 3-) İslâm Dini, bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır, hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır. Çünkü İslâm, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.

Devamını Oku

KENDİMİZE GELMEK İÇİN NEREDEN BAŞLAYALIM?

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Kendimize ve İslam kültürümüze dönme zamanı gelmedi mi?. Biraz daha gecikirsek korkarım büsbütün İslam ayaklarımızın altıdan kayıp gidecek.

Bir ağaç gençken bükülür. Eskileri idare etmek çok zor. Bu, eğitime bir an evvel başlamamız gerektiği anlamına gelir. Bu tür eğitim, eskiden İslami mirasımızın yaptığı gibi başlamalıdır. Bu geniş miras, pek çok İbn Batuta, El Biruni, İbn Haldun, El Cabir, İbn Sina, Ali Kuşçu, Nurettin Batruci ve diğer geçmişe ait bu Alimler binlerce icatlar yaptı, tıp, matematik, uzay, mühendislik ve aydınlanmayı temel aldılar, o zamanların insanları. Parlak ışıkları hala parlıyor. Ve hepsi iyilik örnekleri idi, dindar Müslümanlardı.

Devamını Oku

EĞER MÜ’MİN İSEN YÜZÜNÜ, GÖNLÜNÜ, KALBİNİ NOELE, PİYANGOYA DEĞİL ALLAH’A DÖNDÜR

Yılbaşında yapılan kutlamalar inanç, ibadet, ahlak, kültür, içtimaî ve iktisadî hayatımızla ilgili çeşitli zararlara sebep olmaktadır. Bu kutlama imanımızı mutlaka zedeler. İslam Dininde yabancılara özenmek, onların hal ve hareketlerini, tavır ve davranışlarını benimsemek, onları üstün görmek ve dost edinmek anlamına geleceği için bu maksatla yapılacak kutlamalar ve beraberinde şans oyunları asla meşru karşılanamaz, tasvib edilemez. Bir ayette de şöyle buyrulmaktadır: “Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir. O (Allah), Kitap’ta size şöyle indirmiştir ki: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz”(Nisa 4/139-140.)

Devamını Oku

TÜRKİYE KÜRESEL KUŞATMAYI KIRMAYA ÇALIŞIYOR

DÜNYANIN TÜM ŞER GÜÇLERİ BARIŞ PINARI HAREKETİNE KARŞI

Küresel Kuşatmayı Tüm Boyutlarıyla Görebilmek

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

  1. yüz yılın başlarında, Osmanlıyı parçalayarak saf dışı bırakma operasyonu ile güç kazananan batı güdümlü şer güçler, zaman kaybetmeden Halifeliği lağv ettirdikten sonra bütün gücü ile harf devrimi, giyim kuşam dayatması, top yekün yaşam tarzına müdahale ve ekonomik olarak bağımlı hale getirme süreçleri ile Türkiye, şer güçlerin küresel kuşatması altına alındı. 27 Mayıs 1960 Darbesi ile birlikte yapısal hale getirilen Küresel Vesayet Sistemi’ni aşmak için her adım attığında operasyonlar yapılan, bunun için başta terör örgütleri olmak üzere çeşitli gizli açık düşman örgütlerin kullanıldığı bir ülke haline getirilmek istendi.

Yaşadığımız asırda, önceki asırlarda benzeri bulunmayan ve hızla değişen farklı bir dönem ve farklı bir toplum içinde yaşadığımız açık bir gerçektir. Teknolojisi ve imkânları ile küfür, Müslümanları istila etmiş durumdadır. Daha da garip ve acı olanı, Müslümanların içinden de onları aratmayacak çatlak seslerin çıkabiliyor olmasıdır. Ama bunun da üstesinden gelmek zorundayız.

!970’li yıllarda bu güçlere karşı gelişen Milli Görüş harekatını, çeşitli anti demokratik oyunlarla sindirmeye çalışan ve çok geçmeden bu hareketin çok çetin bir ceviz olduğunu farkeden çetenin Ortadoğu gözlemcilerinin en sonunda geldikleri noktada “bu çetin cevizin üstüne üstüne gitmekten vaz geçin bunun yerine parallel müslümanlık hareketini oluşturun”tavsiyesini yapmak zorunda bıraktı. Bunun üzerine Din ayağında Fetoculuk ve siyaset ayağında da Anavatan partisi önderliğindeki siyasi harekete yol verdiler. Şer güçlerin bu projesi de çok geçmeden başarılı olamadı. Sadece onlara zaman kazandırdı ve içimizdeki, yeşilin çeşitli tondaki boyasına boyanmış hainleri palazlandırmaya yaradı, ama mücadeleyi durduramadı.

Devamını Oku