ZULÜM SADECE ARAKAN’DA DEĞİL.

TÜRKİSTAN, AFGANİSTAN, SURİYE, IRAK, MISIR, FİLİSTİN, ARAKAN,TÜRKİYE… MÜSLÜMAN KANINA DOYMUYOR KÂFİRLER.

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

DOĞU TÜRKİSTAN

Doğu Türkistan’da devam eden Çin mezaliminin daha kolay anlaşılması için geçmişi özetleyerek hatırlatmaka yarar var ;

Çin’in Doğu Türkistan ile olan bağlantısı 2000 yıldan daha gerilere gitmesine rağmen, bölge etkili Çin yönetimi altında sadece ve kesintilere uğrayarak yaklaşık beş yüz yıl kalmıştır.

1933 ve 1944 yıllarında İslam Şeriatı prensiplerine dayanılarak ‘Doğu Türkistan Türk İslam Cumhuriyeti’ kuruldu. Doğu Türkistan’ın bağımsızlık mücadelesi ise maalesef başarısız kaldı.

Çünkü; Doğu Türkistan bölgesi, 1949’da Komünist Çin Halk Cumhuriyeti tarafından işgal edildi. Çin Halk Cumhuriyeti bünyesinde 1 Ekim 1955’de özerklik statüsü verilen “Sincan Özerk Bölgesi” Uygur Türklerinin yaşadığı coğrafyadır.

Geçmişten günümüze ve bilhassa 1949’dan beridir bu topraklarda Çin baskısı ve zulmü bitmek bilmiyor. Sosyal, siyasi ve dini faaliyetleri yasaklanan Uygur Türkleri tarafından, Doğu Türkistan’a özgürlük ve insani haklarına kavuşma adına düzenlenen her toplantı, miting, protesto yürüyüşü gibi girişimler Çin devlet güçleri tarafından silah kullanarak sindiriliyor.

Doğu Türkistan’da 1985 yılından bu yana geçerli olan uygulamaya göre şehirde yaşayanlara bir çocuk, kırsalda yaşayanlara iki çocuk sahibi olma kotası hala devam ediyor. Bununla beraber de, Müslüman Uygur Türk nüfusu kontrol altında tutmak için zorla kısırlaştırma ve kürtaj uygulamaları aralıksız devam ettiriliyor.

Bugün 45-50 milyon nüfusa sahip olan bu bölgede yaşanan mezalimlerde en az 3 milyon insan ölmüş en az 2 milyon insan hicret zorunda bırakılmış

AFGANİSTAN MEZALİMİ

Afganistan’a “özgürlük götürme”, “dinci terörü bitirme”, “kadınları özgürleştirme” adına 13 yıl önce başlayan bu işgalde kaç Afgan çocuğu, kadını, erkeği; daha açıkçası kaç masum sivil insan NATO tarafından öldürüldü? Bu sorunun yanıtını bulmak için adeta iğneyle kuyu kazmak gerekiyor.

Batılı emperyalist devletler bu kadar katliama rağmen şimdi “Afganistan işgalinin başarıyla bitirdiklerini” propaganda ediyorlar. Halbuki ortada ne bir başarı ne de işgalin tam olarak bitirilmesi var… NATO askerlerinin yerine Afgan asker ve polisler Taliban’a karşı sahaya sürülecek. 2014 sonu itibariyle 400 bin Afgan askeri ve polisi güvenliği sağlayacak. 30 milyonluk bir ülke için büyük bir rakam. Binlerce NATO üyesi ülkenin askeri de eğitim ve acil müdahale için Afganistan’da kalmaya devam edecek. Bu nedenle, her ne kadar resmi açıdan bir çekilmeden söz edilse de askeri açıdan Afganistan, NATO’nun denetiminde kalmaya devam ediyor. İşgal yeni bir boyutta devam ediyor.

IRAK MEZALİMİ

ABD’nin müttefikleriyle başlattığı Irak işgalinin üzerinden 14 yıl geçti. Saddam Hüseyin rejimine yönelik askerî müdahale, arkasında çok kanlı bir bilanço ve işgali “meşru” kılmak için gösterilen gerekçeler konusunda birçok soru işareti bıraktı. Bunun yanı sıra, mezhep çatışmaları da ülkede gün geçtikçe tırmanıyor.

ABD’nin eski Başkanı George Bush ve Britanya’nın eski Başbakanı Tony Blair öncülüğünde 20 Mart 2003’te Irak’ın başkenti Bağdat’ın bombalanmasıyla başlayan işgal sırasında bir milyona yakın insan öldü, 1.5 milyon kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.

SURİYE MEZALİMİ

LONDRA merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Suriye’de beş yıldır süren iç savaşta 370 binden fazla kişinin öldüğünü tahmin ettiklerini duyurdu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verilerine göre hayatını kaybeden 301 bin 781 kişiden 86 binden fazlası sivil. Yaşamını yitiren sivillerin 15 binden fazlası çocuk, 10 binden fazlası da kadın. Gözlemevi, Suriye rejimine karşı savaşan muhaliflerden 52 bin 359 kişinin de öldüğünü duyurdu.

Ayrıca 59 binden fazla Suriye askeri ile Şam rejimi saflarında savaşan Irak, İran ve Lübnan gibi ülkelerden 48 binden fazla kişinin de öldüğü açıklandı. 6 milyondan fazla insan da evlerini, ülkelerini terk etmek zorunda kaldı

FİLİSTİNDE MEZALİM

Örgüt verilerine göre, son 20 yılda İsrail güvenlik güçleri, en az 1537’si çocuk 7398 Filistinliyi öldürdü. 2009, en fazla Filistinlinin öldüğü yıl olarak kayda geçirildi.

Resmi rakamlara göre, son 20 yılda Filistin topraklarında, bazıları cezalandırmanın bir sonucu olarak, bazıları da ruhsatsız olduğu gerekçesiyle 4300 ev yıkıma uğradı. Bu rakama askeri gerekçeler nedeniyle tahrip edilen mülklerin sayısının dahil olmadığı belirtildi.

MISIR KATLİAMI

Mısır’da ordunun yönetime el koyduğu günden bu yana darbe karşıtlarına yönelik katliamlarda 3 bin 533 kişi hayatını kaybetti. Halen bu zulüm, mevcut iktidar tarafından devam ettiriliyor.

ARAKAN’DA MEZALİM

Güneydoğu Asya ülkesi Burma’da (Myanmar) Müslümanlar soykırım tehdidiyle karşı karşıya. Onlarca yıldır cunta yönetiminin kışkırttığı Budist çetelerce katledilen Müslümanlar, şimdi de ülkelerinden toplu halde sürgün edilmek isteniyor. 60 milyonluk Myanmar’da nüfusun yüzde 89’unu Budistler oluşturuyor. Müslümanların oranı ise %4.

Eski adı Burma olan Myanmar’da çeşitli etnik gruplar yaşıyor. Ülkedeki Rohingya Müslümanlarının sayısının ise 800 bin olduğu sanılıyor. Ancak söz konusu Müslümanlar, devlet tarafından resmen tanınan etnik gruplardan biri değil. Nüfusunun çoğunluğu Budist olan Myanmar’da hükümet ve Birmanyalıların çoğu, Bangladeş’in güneyinde

TÜRKİYE’DEKİ MEZALİM

Çanakkale harbinde yaklaşık 250 bin şehit verilmiştir. İstiklal harbinde milyonlarca insan öldürüldü.

TBMM Terör raporda, 30 yılda 7 bin 918 şehit verildiği, 35 bin 576 kişinin de yaşamını yitirdiği bildirildi.

İstatistiklere geçmeyen ölüm olayları hariç, toplam 35 bin 576 kişi terör nedeniyle yaşamını kaybetti. 14 ilde 62 bin 448 hanede 386 bin 360 kişi köylerinden göç etmek zorunda kaldı.Terör nedeniyle son 30 yılda 7 bin 918 kamu görevlisi şehit oldu. Ve halen terör insanları öldürmeye devam ediyor.

Yüz yıldır bu topraklarda milyonlarca müslüman öldürüldü ve öldürülmeye devam ediliyor. Fotoğrafa bütün olarak bakmaya çalışalım. Müslümanların maruz kaldığı zulümlere karşı günü birlik çalışmalar yerine, sür’atle,Türkiye’nin başkanlığında, daimi çalışacak, “Dünya Zulümle Mücadele, Mazlum Müslümanları Koruma ve Yardım Merkezi”nin kurulması şarttır. Bu merkezde ümmet şuuruna sahip, Allah(cc)’ın yegane din olarak bildirdiği İslam’ın ve Müslümanların her türlü tasalluttan ve zulümden korunması mücadelesini her türlü platformlarda sürdürebilecek insanlar görevlendirilmelidir. Sabırla, azimle, dirayetle yürütülecek bu çalışmalar er veya geç Müslümanları BM’ye alternatif bir birliğe götürecektir. İşte o zaman Dünya 5’ten büyüktür! gerçeği gerçekleşecektir.

DÜNYA BİRLEŞMİŞ MÜSLÜMANLAR MECLİSİ DBMM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*